Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi 2024-2025 Eğitim-Öğretim yılı mezuniyet programı gerçekleştirildi.
Törende Tıp Fakültesini birincilikle bitiren Dr. Şevval Sultan Köksal, tüm mezunları temsilen bir konuşma yaptı. Dr. Şevval konuşmasında
Sayın Rektörüm, kıymetli Dekanımız, dekan yardımcılarım,değerli hocalarım, sevgili aileler ve yol arkadaşlarım,
Bugün burada, yıllar süren emek ve fedakarlığın meyvesini almanın gururunu yaşarken, bu anı sizlerle paylaşmanın tarifsiz mutluluğu içindeyim. Öncelikle bu anlamlı günde bizleri yalnız bırakmayan siz değerli konuklara, saygılarımı sunuyorum.Hepiniz hoşgeldiniz.
Bu kürsüye çıkarken sadece bir öğrencinin değil; bir çocuğun, bir evladın ve bir insanın hayat yolculuğunu da naçizane anlatmak istiyorum sizlere.
Henüz ilkokula yeni başlamıştım; dayımı, henüz 29 yaşındayken kanser nedeniyle kaybettiğimizde. O zorlu sürece tanıklık etmek ve bir hekimin bir insanın hayatına nasıl dokunabildiğini görmek, beni bu mesleğe yönelten en derin sebepti. O gün “doktor olmak istiyorum” demiştim. Bugün, “doktor oldum” diyebiliyorum. Bu yolda bana ilham olan ve bugün hâlâ dualarımda yer alan sevgili dayıma teşekkür ediyorum. Ruhu şad olsun.
Bu süreçte en büyük teşekkürüm, her anımda yanımda olan canım aileme… Sevgili annem ve
babam; Bu dünyada bir şansım olsun diye verdiğiniz tüm emekler ve bulunduğunuz tüm fedakarlıklar için sabrınız,bana olan inancınız ve sevginiz için teşekkür ederim. Varlığınız, en karanlık anlarımda yolumu aydınlattı. İyi ki varsınız.
Fakülte hayatımda, birlikte büyüdüğüm dostlarımı, güzel anılarımızı da anmadan geçemem. Sınıflarda, kantin köşelerinde, hastane nöbetlerinde,havasız intörn odalarında birlikte yaşadık,
birlikte direndik. Ama her şeyden önemlisi, birlikte öğrendik insan olmayı, doktor olmayı. Bu uzun yolu çekilebilir kılan biricik dostlarım Hepinizin yeri kalbimde ayrı sizleri çok seviyorum.
Bizlere sadece ders anlatmakla kalmayıp, birer abi, birer abla gibi özel yaşantımızdaki sorunlarımıza da gönülden destek olan kıymetli hocalarım… Kazandığınız unvanların ağırlığını hiç hissettirmeden, her zaman yanımızda oldunuz. Sabırla, anlayışla ve büyük bir emekle bizleri bugünlere taşıdınız. Tüm içtenliğimle teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.
Ancak burada bir gerçeği de dile getirmeden geçemeyeceğim: Bizler, altı yıl boyunca fakültemizin farklı binalarındaki dersliklerde eğitim almış bir dönemiz. Bu süreçte mekânsal dağınıklığın yarattığı zorlukları birebir yaşadık. En büyük temennimiz; fakültemizin artık bu parçalı yapıdan kurtulup merkez kampüste bir araya gelmesi ve hastane içerisinde stajyer ile intörn doktorlar için yeterli ve nitelikli çalışma alanlarının oluşturulmasıdır. Bizler, tüm bu eksikliklere rağmen yılmadan bu noktaya ulaştık. Ancak bizden sonrakilerin daha iyi koşullarda, daha bütüncül bir eğitim ortamında yetişmeleri hepimizin ortak dileğidir.
Çoğumuzun da bildiği gibi, son zamanlarda birçok meslektaşımız yurt dışında çalışma yolunu tercih ediyor. Şartlar ağır… Hekime yönelik şiddet, tarihin en yüksek seviyesinde.
Mesleğimiz belki de hiç olmadığı kadar yıpratılmış, değeri görmezden gelinmiş durumda. Bu koşullarda alınan kararların her biri son derece anlaşılır ve haklı görülebilir.
Ancak değerli arkadaşlarım, nerede olursak olalım, ülkemizi terk edilen değil tercih edilen bir konuma getirmek içim çalışmak;bizi yetiştiren bu vatana olan borcumuzu ödemek, bilgi ve emeğimizi insanlığın iyiliği için kullanmak hepimizin ortak sorumluluğudur . İşte tam da bu yüzden… Bugün sadece bir mezuniyet değil; bir sorumluluğun ve bir idealin başlangıcıdır.
Hekimlik, sadece bedeni değil, insanlığı da iyileştirme çabasıdır .Bu noktada, dünyanın dört bir yanında zulüm gören, hakkı yenilen her canın acısını yüreğimde hissediyor,özellikle Gazze’de yaşanan insanlık dışı olayları, bir çocuğun ahı olan herkesi bir hekim ve bir insan olarak şiddetle kınıyorum.
Ve konuşmamı Bir kadın hekim olarak bugün burada durabilme fırsatını bana veren, Eğitimin, eşitliğin ve özgürlüğün önünü açan Ulu Önder mustafa kemal atatürke saygı ve minnetle anarak bitirmek sitiyorum.
Sevgili arkadaşlarım, bugün birer doktor olarak mezun oluyoruz. Hepimizin yolu açık, vicdanı tertemiz, kalbi umutla dolu olsun.
Bu yol uzun, zorlu ama çok kıymetli. Ve biz bu yola hazırız. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. dedi.
“Öğrencilerimizden ayrılmanın burukluğunu ve onları mezun etmenin gururunu yaşıyoruz”
Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Tıp Fakültesi 2024-2025 Eğitim-Öğretim Yılı mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada “Değerli başkanım, kıymetli meslektaşlarım, değerli öğrenciler, kıymetli veliler; Sözlerimin başında Tıp Fakültesi adına konuşma yapan değerli öğrencimizi bir kez daha tebrik etmek istiyorum. Demek ki Tıp Fakültesi sadece iyi hekimler yetiştirmiyor, yetkin bireyler, yetkin insanlar da yetiştiriyor. Bu vesileyle değerli akademisyenlerimize, Tıp Fakültesinin değerli hocalarına üniversitemiz adına teşekkür etmek istiyorum, sağ olun, var olun.
Değerli veliler, kıymetli öğrenciler, bugün başta öğrencilerimiz ve velilerimiz olmak üzere hepimiz için oldukça anlamlı bir gün, önemli bir gün. Bugün çok değerli öğrencilerimizden ayrılmanın burukluğunu ve onları mesleğe hazırlayıp mezun etmenin onurunu birlikte yaşıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle mezuniyet programımıza hoş geldiniz diyor, Sakarya Üniversitesi adına hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Her ne kadar her biriniz hekim olsanız bile, Sakarya Üniversitesinin ömür boyu öğrencilerisiniz. Onun için sizlere sevgili öğrenciler diye seslenmek istiyorum.
Sevgili öğrenciler, sizler bizim bu kurumdaki varlık nedenimizsiniz. Sizleri çağın gerektirdiği donanımlarla mezun etmek bizlerin asli görevidir. Bugün burada bu mezuniyet töreni gerçekleştirmenin ötesinde, bilgiyle yoğrulmuş bir yolculuğun, emeğin, çalışmanın, umudun taçlandığı bir ana tanıklık ediyoruz. Her bir mezunumuzu yürekten tebrik ediyorum.
Sevgili gençler, sizler aynı zamanda yeni bir yüzyılın 21. yüzyılın mezunlarısınız. Bu yüzyılın bilgiye sahip olmanın ötesinde, bilgiyi anlamlandırmanın, dönüştürmenin ve insanlık yararına kullanmanın mümkün olması için sizlere oldukça fazla görevler düşüyor. Eleştirel düşünme ve problem çözme, yaratıcılık ve inovasyon, dijital okuryazarlığı ve teknolojiye uyum, yapay zeka ve etik, takım çalışması, iletişim ve duygusal zeka, çok kültürlü ortamlarda çalışabilme kapasitesi, gelecekte muhtemel saldırılara, savaşlara, saldırılara, krizlere karşı hazırlıklı olmak.. Unutmayınız ki geleceği hazırlamanın en iyi yolu, geleceği birlikte inşa etmektir. Geleceği karşılamanın ötesinde ona yön vermek, onu şekillendirmek durumundayız. Sizler sadece bilgi üreten ve Araştırma Üniversitesi hedefi olan bir üniversiteden mezun olmuyorsunuz. Sizler aynı zamanda şehrine, bölgesine, ülkesine, insanlığa katkı sunan bir kurumdan mezun oluyorsunuz, Sakarya Üniversitesinden. Şehrine değer katan, onu dönüştüren, yerel sanayiye, teknoloji ve insan gücü kazandıran, girişimciliği önemseyen ve destekleyen, toplumsal sorunlara akademik çözümler sunan, kültürel mirası koruyan ve geliştiren projelere liderlik eden, halkına ve ülkesine vizyon sunan bir üniversiteden mezun oluyorsunuz.
Kıymetli aileler, göz nuru olarak büyüdükçe, göz nuru olarak biricik evlatlarınızı bizlere emanet ettiniz. Onları akademik bilgiyle, meslekli beceriyle, sorumluluk bilinciyle yetiştirmeye çalıştık. Bugün onları, yalnızca meslek sahibi değil, ülkesine ve insanlığa karşı görev verici taşıyan bireyler olarak sizlere teslim ediyoruz. Eğitim hayatı boyunca öğrencilerimize sadece bilgi ve beceri aktarmakla kalmayıp, onlara ilham veren, rehberlik eden, saygıdeğer akademisyenlerimize huzurlarınızda içtenlikle teşekkür etmek isterim. Eğitim, öğretim, araştırma, topluma katkı konularında üniversitemizi üniversite yapan değerli akademisyenlerimize ne kadar teşekkür etsek azdır.
Sözlerime son verirken, bir kez daha üniversitemizin kapılarının sizlere her zaman açık olduğunu hatırlatmak istedim. Sizler bu üniversitenin geçmişi, anı ve geleceğisiniz. Bugünü dünden daha iyi olan, yarını bugünden daha iyi olacak olan Sakarya Üniversitesinin geleceğini birlikte inşa etmeye devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi yürekten kutluyor, başarılar diliyorum, yolunuz ve bahtınız açık olsun” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Altıntoprak “Hekimlik insan yaşamına doğrudan dokunan bir sanat”
Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Altıntoprak, törende gerçekleştirdiği konuşmada uzun ve meşakkatli bir sürecin ardından hekimlik unvanı almaya hak kazanan genç doktorları tebrik etti. Hekimlik eğitiminin büyük emek, azim, fedakarlık ve özveri gerektiren bir yolculuk olduğunu vurgulayan Altıntoprak, tüm zorlukları geride bırakarak mezuniyet sevinci yaşayan öğrencilerin, ülkenin en parlak ve en umut vadeden bireyleri arasında yer aldığını ifade etti.
Mezuniyetin sadece bir eğitim sürecinin tamamlanması değil, aynı zamanda insan sağlığına hizmet etme yolunda önemli bir sorumluluğun da başlangıcı olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Altıntoprak, hekimliğin hiçbir zaman yalnızca bir meslek olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Hekimliğin, insan yaşamına doğrudan dokunan ve büyük bir özveriyle icra edilen bir sanat olduğunun altını çizen Altıntoprak, genç doktorlardan bu sanatı bilgi, vicdan ve insan sevgisiyle icra etmelerini istedi.
Tıp eğitiminin hiçbir zaman bitmediğini belirten Prof. Dr. Altıntoprak, hangi branşta ihtisas yapılırsa yapılsın, sürekli olarak kendini geliştirme ve tıp alanındaki yenilikleri takip etme sorumluluğunun her zaman devam ettiğini söyledi. Fakültede kazanılan bilgi birikiminin, bu yolculuğun sadece başlangıcı olduğunu ifade eden Altıntoprak, mezunlardan, öğrendikleri temel bilgilerin üzerine çok daha fazlasını koyarak meslek hayatlarını sürdürmelerini istedi.
“Tıp Fakültesi, mezunları için her zaman bir yuva”
Genç hekimlere hitabında, insan sağlığının paha biçilemez bir değer olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Altıntoprak, her hastaya, tıpkı kendi ailesinden biriymiş gibi özenli, saygılı ve vicdanlı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini belirtti. Öğrencilerin bugünlere gelmesinde büyük pay sahibi olan ailelere ve özverili çalışmalarıyla genç hekimlerin yetişmesinde rol üstlenen öğretim üyelerine de teşekkür eden Altıntoprak, Tıp Fakültesinin ve üniversitenin mezunları için her zaman bir yuva olduğunu hatırlattı ve fakülte kapılarının tüm mezunlara daima açık olduğunu ifade etti. Konuşmasını, tüm genç hekimleri tebrik ederek tamamlayan Altıntoprak, mezunlara sağlıklı, başarılı ve vicdanlı bir meslek hayatı temenni etti.
Törende 2024-2025 Eğitim-Öğretim yılını üçüncülükle bitiren Dr. Merve Özer’e, ikincilikle bitiren Dr. Şevval Aylin Ulu’ya ve birincilikle bitiren Dr. Şevval Sultan Köksal’a diplomaları takdim edildi.
Mezuniyet programına Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, Sakarya Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Özer Köseoğlu, Prof. Dr. Mehmet Barış Horzum ve Prof. Dr. Halit Yaşar, Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Fikret Halis, fakülte dekanları, bölüm başkanları, akademisyenler ve aile yakınları katıldı.
Tören, öğrencilerin hekimlik andının ardından keplerini fırlatması ile sona erdi.